Hybrid cloud nedir?

Kendi donanımınızla bulut kaynaklarının birlikte çalışması. Multi-cloud ile farkı, bağlantının nasıl kurulduğu ve ne zaman gerçekten gerektiği.

Hybrid cloud, kendi veri merkezinizdeki sistemlerle bulut kaynaklarının tek bir mimari gibi çalışması demek. Kritik veriyi yerinde tutup hesaplama kapasitesini buluttan almak en yaygın kullanımı. Anahtar kelime "birlikte": iki ayrı yerde iki ayrı sistem çalıştırmak hybrid cloud değildir, sadece iki ortamdır.

İçindekiler

Ne değil: multi-cloud ile farkı

En sık karıştırılan iki terim bunlar. Hybrid cloud kendi donanımınızla bulutu birleştirir. Multi-cloud birden fazla bulut sağlayıcısını birlikte kullanmaktır ve kendi donanımınız işin içinde olmayabilir. İkisi aynı anda da olabilir: kendi veri merkeziniz artı iki farklı sağlayıcı kullanıyorsanız hem hybrid hem multi-cloud'sunuz.

Ayrım önemli çünkü çözdükleri sorunlar farklı. Hybrid genelde veri yeri, mevcut donanım yatırımı ve mevzuat kaynaklıdır. Multi-cloud ise sağlayıcıya bağımlılığı azaltmak ya da her sağlayıcının güçlü olduğu servisi kullanmak için seçilir.

Şirketler neden hybrid'e geçiyor

Gördüğümüz kadarıyla dört ana sebep var. Birincisi veri yeri: belirli verilerin kurum içinde kalması gerekiyor, geri kalan iş yükü buluta çıkabiliyor. KVKK açısından verinin nerede durduğunun neyi çözüp neyi çözmediğini veri egemenliği yazımızda ele aldık.

İkincisi mevcut yatırım. Üç yıl önce alınmış ve hâlâ amortismanı bitmemiş donanımı çöpe atmak kimsenin işine gelmiyor. Hybrid, o donanımı kullanmaya devam ederken yeni yükleri buluta almayı sağlıyor.

Üçüncüsü değişken yük. Yılın on bir ayı sabit, bir ayı üç katına çıkan bir yük için sürekli üç kat donanım tutmak mantıksız. Yoğun dönemde buluta taşmak daha ucuz.

Dördüncüsü kademeli geçiş. Her şeyi bir gecede taşımak riskli. Hybrid, geçişi aylara yaymanın ve her adımda geri dönebilmenin yolu.

İki ortam nasıl bağlanıyor

İki ortam arasında şifreli bir site-to-site bağlantı kuruluyor ve iki taraftaki ağ adresleme birbiriyle çakışmayacak şekilde planlanıyor. Bu planlama işin en sıkıcı ama en belirleyici kısmı: adres çakışması sonradan çıktığında çözümü genelde bir tarafı yeniden adreslemek oluyor, o da kesinti demek.

Bağlantı kurulduktan sonra asıl soru gecikme oluyor. Aynı işlem içinde birbirine sürekli soru soran iki bileşeni iki ayrı ortama koymak, tek başına ölçülebilir bir yavaşlama üretir. Bu yüzden bölme kararı uygulama sınırlarına göre verilir: birbiriyle çok konuşan parçalar aynı tarafta kalır.

Bizde nasıl kuruluyor

Kurulumdan önce mevcut ortamın envanterini çıkarıyoruz: hangi sistem hangi sistemle konuşuyor, hangi veri nerede duruyor, hangi bağımlılık gizli. Bu adım atlandığında hybrid mimari kâğıt üzerinde çalışıp gerçekte tökezliyor, çünkü kimsenin haberi olmayan bir bağımlılık iki ortam arasına düşüyor.

Sonrasında iki ortamı tek bir kaynak havuzu gibi yönetilebilir hale getiriyoruz; kapasite planlaması ikisini birden görerek yapılıyor. Bunun ayrıntısı kaynak yönetimi sayfasında. Kurulum ve bağlantı tarafı için hybrid cloud entegrasyon sayfasına bakabilirsiniz.

Maliyet tarafında hybrid'in otomatik olarak ucuz olmadığını söylemek gerekiyor. İki ortamı birden işletmek, tek ortamı işletmekten daha karmaşık. Hesabın nasıl yapıldığını ve hangi kalemlerin unutulduğunu maliyet hesabı yazımızda rakamlarla açtık; maliyet optimizasyonu hizmetimiz de bu iş için var.

Nereden başlanmalı

Hybrid mimariye geçerken en iyi başlangıç noktası, kesintiye en toleranslı ve veri bağı en zayıf iş yükü oluyor. Genelde bu, test ve geliştirme ortamları ya da toplu işlem çalıştıran arka plan görevleri. Bunlar buluta taşındığında iki şey birden öğreniliyor: bağlantının gerçek başarımı ve iki ortamı birlikte işletmenin ekibe getirdiği yük.

Üretim veri tabanını ilk adımda taşımak yaygın ama riskli bir tercih. Veri tabanı, kendisine bağlı her uygulamayla sürekli konuştuğu için ortamlar arası gecikmeye en duyarlı bileşen. Taşınacaksa, ona bağlı uygulamalarla birlikte taşınması gerekiyor.

Her adımda geri dönüş yolunun açık kalması şart. Taşınan iş yükünün eski ortamda bir süre daha ayakta bırakılması maliyet gibi görünür ama geçişin beklenmedik bir noktada tökezlemesi durumunda tek çıkış yolu odur.

Sık düşülen tuzaklar

Her şeyi hybrid yapmak. Hybrid bir hedef değil, bir araç. Tek bir ortamda çalışabilecek bir sistemi iki ortama bölmek sadece işletim yükü ekler.

Veriyi unutmak. İş yükünü taşımak kolay, verisini taşımak zor. Taşınacak veri hacmi ve bunun ne kadar süreceği baştan hesaplanmazsa kesim penceresi planı tutmuyor.

İzlemeyi iki ayrı yerde tutmak. İki ortamın metrikleri iki ayrı ekranda duruyorsa bir sorunun hangi taraftan geldiğini anlamak uzuyor. İzlemenin tek yerde toplanması gerekiyor; bunu Monitoring as a Service kapsamında veriyoruz.

Modeller arasındaki farkı bir tabloda görmek isterseniz private, public ve hybrid karşılaştırmasına, terimlerin kısa tanımları için sözlüğe bakabilirsiniz.

Hybrid'in size uygun olup olmadığını konuşmak isterseniz keşif görüşmesinde mevcut envanterinizi birlikte çıkarıyoruz; hangi iş yükünün taşınmaya değdiği genelde o görüşmede netleşiyor.

Uzmanla görüşün